10 Eylül 2009 Perşembe

ZİCO OUT JUANDE RAMOS İN




Teknik direktörün arkasındayız lafının aslında içi boş bir laf olduğu sadece bizim ülkemize has bir gerçek değilmiş. Cska Zico'nun görevine son vererek Juande Ramos'u göreve getirdi. Geçen gün haberlerde Cska klübünden gelen açıklamayı okumuştuk. Aptal basının haberlerine itibar etmeyin diye bir haberdi. Görüyoruz ki arada basın da doğru olabiliyormuş yalancı çoban misali. Fenerbahçe'den ayrılarak zaten hem kendine hemde fenerbahçe'ye kötülük etmişti zico. Bakalım Daum'un alacağı ilk kötü sonuçta güzelim basınımızdan fenerbahçede zico sesleri haberi yapılacak mı.

HOŞGELDİN TİMUR



Blogumuza yeni bir arkadaşımızı kattık. Kendisi sağlam bir beşiktaşlıdır. Beşiktaş ve tüm konularda fikirlerini buradan okuyacağız artık. Kendisine tekrar hoşgeldin diyorum.

9 Eylül 2009 Çarşamba

POLONYA MAÇI ÖNCESİ



Polonya ile daha önce GameOn turnuvasında oynamıştık ve çok ilginç bir karşılaşma olmuştu. Polonyayı ilk defa izliyordum ve bilgim yoktu takım hakkında. İlk yarıda dışardan uzunlardan olsun kısalardan olsun çok fazla 3lük yemiştik ama 2. yarı durumlar değişmişti. 37 sayı yemiştik ilk yarıda 29 sayı kaydetmiştik. Son periyotta polonyaya sadece 9 sayı izni vermiştik ki bunun 2 sayısı son anlarda maç koptuktan gelen bir sayıdı. Bugün de buna benzeyen bir durum olacaktır. Polonya daha önce maçlara nasıl başladıysa öyle başlamak isteyecektir. Çok fazla oyuncu ile oynamıyorlar ama seyirci desteği sayesinde yorgunluk filan hissetmiyorlar. Kısa pozisyonunda eğer ezilmezsek uzun pozisyonunda zaten avantajımız ortaya çıkacak ilerki dakikalarda. İlk maçta Ender Arslan ekstra işler yapmıştı. Bu maçta ona yönelik önlem olacaktır bugün ilk 2 maçtaki kolay kolay potaya atmasına izin vermezler yada daha dikkatli olurlar. Kerem'in daha etkili olacağını düşünüyorum bu maçta. Tabiki Sinan her zamanki gibi kilit oyuncudur, onun gibi oyuncunun kendini her geçen gün geliştirdiğini görmek mutlu ediyor beni. Lampe Ersan savunmasında çok zorlanacaktır. Dün lavrinoviç ne zaman hareketlense dumur olmuştu lampe. En büyük avantajamız ersan. Maç başında skor olarak geriye düşmezsek ki dün litvanya birkaç kez farkı açtırdı. İlkinde geriden gelselerde sonradan gelemediler. Unutmadan eklemek lazım detaylarda dün şanslı yada çok iyi takip ettiler kırılma noktalarında hiç avantajı vermediler litvanyaya. Kolay maç olamyacak ama yapmamız gerekenler belli onları yaparsak galibiyetle diğer tura geçeriz.

8 Eylül 2009 Salı

TÜRKİYE-LİTVANYA



Doğru oynayınca galibiyet geliyor işte. Bu sefer Tanjevic de gerektiği yerde mola alınca, gerektiği yerde oyuncu değiştirince biraz da takım olunca bu işler kendiliğinden geliyor. Malum takımın en önemli 2 oyuncusu Hidayet ve Ersan olunca onlara da ekstra iş yapan veya görevini veya daha fazlasını yapan birileri eklenince iyi takım görüntüsü veriyoruz. Ender, sinan, oğuz hatta bekirin aldıkları süreleri iyi değerlendirmenin eseri bunlar. Bugünkü maçı kaybedebilirdik ama bi önceki turnuvadaki takım gibi değiliz bu yüzden üzülürdüm yine de ama kahrolmazdım olası mağlubiyette. Ender maçın kaderini etkileyen oyuncuydu kullandığı serbest atışlar ilk defa milli forma altında görülen bir istatistiktir herhalde. Takım olarak 26 da 23 atmışız. Ender 10da 9 atmış ki hepsi kritik serbest atışlar. Kaçırdığı atış da olmasa belki 99daki rigadeou gibi bizde istatistik sayacaktık ama olsun:) Bu kadar güzel bir gecede semih konuşarak sinirim zıplamasın. Semihi izlediğimden bu yana hiç geliştiremedi kendini. İnsan bi özelliğini geliştirir yahu. Pivot hareketlerini geliştiremiyorsun bari şut çalış rakibin dengesini bozup en iyi yaptığın smacı yap. Konuşmamak elde değil. Bu turnuvada iyi olacağımızı gördük. Yarı final görecekmiyiz acaba? Ömer onan da döndü mü daha da iyi oluruz.

MAKEDONYA-YUNANİSTAN



Biliyoruz ki Yunanistan bu maça en dominant oyuncularını getirmeyerek yeni bir jenerasyona yol açma çabaları içindeler. Makedonya ise süpriz yaparak buralara gelmiş ve bişeyler yapmak istiyorlar. Takıma Messiahı kattılar ve takımın seviyesini 1 kademe çıkacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Maç başladı eski yunanistan yok tabi oyuncu olarak ama oynadıkları oyun, yaptıkları savunma hiç değişmemiş. Acaba bunda makedonyanın çok kötü olmasının sebep olabileceğini düşünüyorum ama yok ekol takımı olmak böyle birşey. Nasıl oynamaları gerektiklerini bildiklerinden en tecrübeli oyuncuları spanoulis önderliğinde hep içer drive edip savunma dengesini bozup kolay sayı buluyorlar. Makedonya ise tam bir rezaletti. Mahalleden az eli top tutan birilerini getirsek fark aynı olmazdı ama oynayacağımız oyun pek farklı olmazdı. Messiah sonradan oyuna girdi de biraz bişeyler yapmaya çalıştı ama o kalitesizlik içinde yapacak bişeyi yoktu. Yunanistan da yeni jenerasyonda gördüğüm 1-2 oyuncu vardı. Biri nick Calathes diğeri perperoglou. İkisi de kendilerini geliştirirlerse o kumaşı görüyorum. Perperoglou biraz özgüven sorunu var gibi az şut kullanıyor ama makul derecede. İlerleyen yıllarda atış sayısı ile isabet oranını artırırsa çok faydalı olur. Calathes ise 1.96 boyunda bir oyunkurucu, panathinaikos ile anlaşmışlar. Diamantidisin yaşlamasını böyle yavaş yavaş engelleyecekler. Calathes eline topu aldığında belli ediyor kendini. Bu çocuktan olur diyorsunuz top sürerkenki rahatlığını görünce. Maçı izlemek için ilk periyodu izlemek yetti. Farkı yaptılar sonra da rahat rahat oynadılar. Turnuvada yarı finale gelebileceklerini şu an için öngöremiyorum çünkü sağlam bi takım ile oynamadılar. Maç için en önemli istatistikler ise 3 sayı ve rebound istatistikleridir. Makedonya topu nerde eline aldıysa ordan salladı. Ribaundlarda 40-23 gibi yunanlıların üstünlüğü var. Eee tabi makedonyada uzunlar hep dışardan oynarsa içerde kim alacak reboundu. Uzun lafın kısası yunanistan çok doğru bir hamle içinde eğer schortsianidisi de adam ederlerse bir sonraki turnuvaların yine en büyük favorilerinden olurlar.

7 Eylül 2009 Pazartesi

EUROBASKET2009 BAŞLIYOR



Bir Avrupa basketbol şampiyonası daha başlıyor. İnşallah keyifli güzel ve kaliteli maçlar olur. Bu sene daha önceki turnuvalara göre daha sönük geçecek gibi duruyor. Nba e giden oyuncu sayısı arttıkça işin tadı kaçmaya başladı. 1999 ve 2001 tadında bir şampiyona olmayacaktır ama yine de onlara yaklaşması dileğiyle.

6 Eylül 2009 Pazar

TÜRKİYE-ESTONYA




Maçı izlerken aklıma gelmedi değil, acaba maçın başında yine konsantre olamayıp gol yermiyiz diye. Yapmadığımız iş değildi. Düşündüğüm gibi de oldu ama rakibi öyle boğduk ki brezilyadan bile sadece 1 gol yiyen takıma bi anda 2 gol attık. Takımın en iyisi Arda'ydı. Zaten bütün topları ona attılar. Çok üst düzey bi yetenek bence seneye Galatasaray'dan uçar avrupaya. Sercan'ı çok beğendim, transfer dönemi zamanında neden isminin bu kadar geçtiğini göstermiştir. Tuncayı beğendim ayrıca yine dikine oynayarak rakibi bozuyor. Bu maçta çok zorlandık ama kadro kalitemiz ile aldık 3 puanı. Bosna maçı bundan daha başka bir havada oynanacaktır. Rıdvan Dilmen'in Ntv de dediği gibi bosnanın bizi yenmesi futbol mucizesi olur. Seviyoruz gergin atmosferleri. Rahat bir maç izlemişliğimiz yok. Öyle yada böyle son dakikalara önde gireriz zaman da geçmek bilmez:)

AV SEZONU-2



Av Sezonunu Denizlispor açmıştı. Denizlispor'un arkasından gelen takım Kasımpaşa oldu. Besim Durmuş'u göndererek yerine Yılmaz Vural'ı getirdiler. Aslında bu sene ligimizden kimlerin düşeceğini gösteren bir durum gibi. Yeniler statükoya kaybetmeye başladı. Erhan Altın, Besim Durmuş gönderildiler. Yerlerine ligimizin kadrolu teknik direktörleri geldi. Bakalım 3. hamleyi kim yapacak.

2 Eylül 2009 Çarşamba

YİNE YENİ YENİDEN


Denize düşen yılana sarılır misali Denizlispor'da Fenerbahçe'yi şampiyonluktan edip, kendilerini de ligde tutan teknik direktör Nurullah Sağlam ile anlaşmışlar. Yıllardır göçebe hayatı yaşayan ve futbolumuza hiç bir katkı vermeyen bu teknik direktörlerimize başarısızlıklar dilerim. Bi başarı yakaladıklarını görmedim. Bakalım ne kadar dayanacak Sağlam. Sezonu bitireceğini düşünmüyorum.

1 Eylül 2009 Salı

ÖNÜMÜZDE KİMSE DURAMAZ



Beşiktaş dergisinin Eylül sayısında konuşan Demirören tek yürek oldukları sürece önlerinde kimsenin duramayacağını söylemiş. Kendisine söylemek lazım kendisinden daha büyük engel mi varmış Beşiktaş'ın önünde.

AV SEZONU AÇILDI



Denizlispor teknik direktör Erhan Altın'ın görevine son verdi. Bu sene teknik direktör kovma olayı daha erken başladı gibi. Her sene zıplayan Denizlispor'u bu sefer Güvenç Kurtar bile kurtaramaz.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

ÖZLÜ SÖZ- 1

"Brezilya milli takımında oynayan Elano'nun 7 milyon euro olup, onu kendi milli takımının formasıyla sadece tv karşısında izleyebilecek Tabata'nın 8 miyon Euro olmasına herhalde Dunga da şaşırmıştır"

CEM DİZDAR-Futbolig Programından

ERTEM ŞENER VAKASI



Bu adam ve ekibi yalan haber yapmaktan bıkmadı bizler artık bıktık kendisinden. Her pazar gecesi olduğu gibi dün gece de Futbolig programını merakla izledim acaba yine hangi son dakika(!) transferini açıklayacak diye malum dün gecenin ayrı bir önemi vardı transferin son günüydü. Üstadımız bu sefer bursadan Sercan'un uzaktan akrabası olan yerel bir televizyon kanalı muhabirini bağlattı kanala ve transferin bittiğini açıklattırdı. Bununla da yetinmedii resmi televizyon edasıyla altyazıyla sercan transferinin bittiği yazdılar. Hey Allahım spor yayıncılığı kimlere kalmış. Arkanızda İlker Yasin oldukça siz böyle yayınlar yapmaya devam edeceksiniz ama birçok aklı başında sporsever tarafından da sevilmediğinizin farkında değilsiniz. Sayenizde ne istihbaratlar gördük bitmiş transfer olarak. Capel mi desem, 30 milyon Euroya ronaldinho mu desem, sercan yıldırım mı desem. Bunlar şimdilik aklıma gelenler. Transfer dönemi bitiyor haftaya hangi haberlerle karşımıza çıkacaksınız. spikerliğinizden çekiyoruz zaten bari yalan haberlerinizden de çekmeyelim.

30 Ağustos 2009 Pazar

12 DEV ADAM DEĞERLENDİRMESİ


Kısaca takımın durmunu hiç beğenmedim. Sakatlar var takım tam hazır değil diyebiliriz ama ışık göremedim ben takımdan. Maç kazanma alışkanlığını kaybetmişiz. Takım hep Hidayetin eline bakıyor. Hidayet varsa var yoksa yokuz. Hidayet'e hücumdayken yardım geldiğinde boşa çıkan adamı değerlendiremeyip cezayı da kesemiyoruz. Allah başımızdan Kerem Tunçeri'yi eksik etmesin, Ender Aslan'la olacak iş değil bu. Sinan'ı çok beğendim ama o da belli bir yere kadar. Oğuz da menopoz dönemindeki kadınlar gibi formdan bir düştü tam düştü. Final Serisinden bu yana hiç oynayamadı gerçi bunda oğuz kadar büyük üstad Tanjeviç'in de parmağı var. Hazırlıkların ilk gününden bu yana medyaya yaptırılan güzel haberlerin takıma çok iyi ynasıdığını söyleyemem ama genelde bu Efes Cup'ta alınan başarıile Turnuvalardaki başarımız ters orantılı oluyor. İnşallah bu da öyle olur. Hep olumsuz yönleri değerlendirdim olumlu yönlerin de yok olduğunu düşünmeyin. Olumsuzları azalttığımız kadar başarılı olacağız.

REAL MADRİD-DEPORTİVO MAÇ DEĞERLENDİRMESİ


Transfer mevsiminin bütün dengelerini değiştiren Real Madrid'in maçını tekrardan gerçek yıldızlarla izlemek büyük zevk. Her ne kadar bir önceki galaktikos kadar tat vermese de onlar kadar iyi olacaklarını gösterdiler. Gelelim maça. Real Madrid gibi bir takımın maçını Ercan Taner gibi usta bir spikerin anlatmaması ayıp olurdu. Ercan Taner'den maçı dinlemek ayrı bir zevk. Hiç bir zaman İlker Yasin ve türevleri gibi maçın üstüne çıkmadı. Bize maç heyecanını aktardı. Maç başlamadan önce bol gollü her 2 takımın da gol atacağı bir maç bekliyordum. Tipik Real Madrid maçı öyle olurdu. Beklediğim gibi de oldu açıkcası.
İlk dakikada Kaka ile çok net bir pozisyon yakaladı Real ama değerlendiremediler. Belki de o pozisyon gol olsa insanların kafasındaki bol sıfırlı Real galibiyetine ulaşılacaktı. Deportivo bu kadar büyük baskı altındayken ilk dakikadan yenilen gol büyük moral bozukluğu olurdu. 4-2-3-1 klasik Real düzeni ile dizildiler sahaya. Defansta garay-albiol ikilisi özellikle albiol bu maçta sinyal verdi diğer maçlarda çok can yakar. Ortasahada Lass ve Alonso çekti bütün yükü. Alonso'nun ne kadar gerekli bir transfer hatta olmazsa olmaz olduğunu bu maçta daha da net gördük. Oyunu çok iyi yaydı. Öndeki 4lünün arkasına Alonso gibi adamı koymadın mı hiç alam ifade etmez.
Real golü bulduktan sonra Deportivo da yanıt vermekte gecikmedi. Derken Raul'un kendisini yere atıp atmadığını anlmadığım pozisyonda penaltı ve devre 2-1 sona erdi. Ronaldo çok sakindi, açıkcası ilk maçta çok da fazla gaza gelmeye gerek yok. 2. yarı büyük usta Valeron'un golü ile başladı. Çok güzel gol attı onu izlemek ayrı bir keyif. Çıkarken alkışlanmasıda o kadar güzel bir hareketti. 2-2 olduktan sonra yıldızlar kilidi açmakta zorlanırken takımın teknik olarak en kazma ismi Lass harika bir golle öne geçirdi eflatun beyazlıları. Aklıma gelmişken Casillas buraları okuyorsa(!) o yeni iamajından vazgeçsin. Biz onu beybi face haliyle sevdik. 5 gollü bir maç çok zevkliydi deplasmanda oynadıkları maçlar çok daha keyifli olacaktır nitekim rakipler bu kadar kapanmaz.