fenerbahçe ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2010 Cumartesi

FENERBAHÇE ÜLKER FİNALDE




Futbol'da ve baskette bir şansızlıktır gidiyordu ama bu sene şu ana ikisi de iyi gidiyor. Futbolu karıştırmayalım hiç ona da sıra gelecek. Her sene bir sorun çıkıyordu basketbolda kupa için ama bu sefer hem efes hem telekom geride bırakılarak finale yükseldi fenerbahçe.

Maçı canlı olarak Basketbol federasyonunun sitesinden izleyeceğimi öğrenince link arama derdinden kurtulacağımı düşünüyordum ama çok büyük bir rezalet söz konusuydu. Maçı izlemek mümkün değildi 5 saniye donmadan yayın ilerlemiyordu. Sinir olma niyetinde değildim ve hemen canlı skor takip sayfasını açtım. Neyseki maç sonuna kadar sorunsuz bir şekilde takip ettim. Maç içinde bir ara 2 takım adına da fark açılsa da genelde dengede gitti oyun. Bana göre yılın transferi olan ukic maç içinde çok kritik yerlerde sayı bularak ibreyi fenerbahçeye çevirdi. Yazılanlara bakarak semih de oyunun içindeydi ama erken 4 faulü alınca son periyotta kenardaydı. İzlenemeyen maçın yazısı da bu kadar oluyor. Yine çok 3lük kullandı fenerbahçe özellikle greer yazılanlardan takip ettiğim kadarıyla maçın fenerbahçe adına en kötü oyuncusuydu.

Tanjevic ile uzun süreden sonra kupa gelecek eğer derede boğulmazsak. Yarınki rakip Mersin BB. Eğer rakibi küçümsemezlerse rahat bir maç izleriz. Gerçi küçümseme olsa da rahat alınması gereken bir maç. İlk kupayı yarın alalım devamı gelir:))

22 Kasım 2009 Pazar

GÖZÜMÜZ AYDIN



İnternet sitelerinde ve bloglarda sanki ağız birliği edilmişcesine aynı haber var tanjevic gönderildi diye. Hemen resmi siteye girdim ama bu haberler yalanlanıyordu. Blog ahalisi de çok emindi kendisinden. Gerçi bu kadar emin olmaları çok güvenilir kaynaklardan haber almalarındandır. Sıradan bir dedikodu konusunda bu kadar emin yazacaklarını düşünmüyorum. Tüm bunların gerçek olduğuna inanmak istiyorum çünkü Aydın Örs sonrası basketbol şubesinin içine düştüğü hali görünce inanmamak istiyor Fenerbahçeli.

2.5 sene önce Aydın Hoca şampiyon yapıp kovulduktan sonra belki de ilk defa bu kadar bir sinir olmuştum yönetime. Ne güzel giden bir düzen vardı ama meyve veren ağaç taşlanır misali kovuldu Aydın Hoca takımdan. Bunu yapanlar kalbimizden de kovacaklarını zannettiler ama her maç oynanan kötü basketbol, antrenör-oyuncu çekişmeleri sayesinde aydın hocaya olan özlemi daha da artırıyorlardı.

Sonunda Tanjevicin kovulma haberleri ve ardından Aydın hocanın tekrar göreve geleceği hakkında haberlerine çocuğu olmuş baba gibi sevindim. Senle o günleri yeniden yaşayacağız büyük Fenerbahçeli. İlk önce kendisinden imzalar atılırken hepimizin önünde özür dilenmelidir. Açıkca söylemem gerekir ki bu sene duyduğum en güzel haberlerden bir tanesidir. Başarısız olacaksak Aydın Hoca ile olalım.

19 Kasım 2009 Perşembe

İSTİFA ETMEYECEKSİN BİLİYORUZ



Fenerbahçe az önce sona eren maçta Karşıyaka'ya 88-76 yenildi. Her zamanki yeter demiyorum ama senin başında olduğun Fenerbahçenin artık yenilmesine bakacağız artık. İstifa etmeyeceksin biliyoruz çünkü sende haysiyet yok biz yine buraya yazmasak da içimizden dile getiriyoruz söylenmesi gerekenlerİ. DEFOL

11 Kasım 2009 Çarşamba

FENERBAHÇE ÜLKER 83-SİENA 87



Maçın fotosu olmasa da kinsey maçın ilk yarıdaki en iyi oyuncusuydu. Hep ekstra işler yaptı. Maça gelecek olursak Fenerbahçe maça doğru oynayarak başladı. Devamlı topu Oğuz Savaş ve Semih Erden'e indirdik ve bunun sonucunda fark açıldı ilk periyotta. Sonrasında gelen değişiklikler aynı etkiyi göstermedi. İlk periyotta ne kadar topu içeri indirip maden bulduysak 2. periyot klasik Fenerbahçe'ye dönülmüştü. Bu arada Fark yavaş yavaş eridi. Yine bir tanjevic klasiği olarak oyuna müdahele etmedi. Farkın azalmaya başladığı anlarda bir mola alınsaydı fark aynı kalacaktı yada belki daha da açılacaktı. Tanjevic Fenerbahçe başında bunu ne zaman yaptı ki şimdi yapsın. Devre sonlarında yine şuta dayalı oyun sürdü. Bu sefer şutlar girince devre 50-49 önde kapadık.

2. yarıya girerken maç başındaki gibi yine topu içeri indirmeyi düşünerek başladık. Bunu zaman zaman başardık ama basit hatalar yapıyorduk ama maçtan da kopmuyorduk. Topu içeri indirmemizin ödülünü sienanın faül hakkını 4. dakikada doldurmasıyla aldık ama burdan ekmek yiyemedik. İçeri penetre etmiyorduk ama sienaya iyi savunma yapıyorduk. Siena o kadar bütün takım ki kötü oynarken bile ekstra basketleri buluyorlardı. İlk yarı aksine sadece 28 sayı oldu bu periyotta. Son periyota eski fener olarak başladık. Basit hatalar, erken fauller bir anda maçın ibresini direk siena tarafına döndürüyordu. Fenerbahçe'yi maç içinde tutan sadece defansıydı. Siena ekstra bir 3lük atmasaydı maç çok zora girecekti. Tam o anda pianigiani(yanlış yazmış olabilirim) mola alacaktı ki vazgeçti. Maçın kırılma noktasında ise David hawkins vardı. 24 saniye süresi bitmek üzereyken attığı 3lük maçı siena aldı dedirtti bana ama içeri penetre etmeyi düşünen tek isim kinseydi. Basket faül ile farkı 5 indirdi ama Oğuz Savaş'ın yaptığı hücum faul ile resmen ilan edildi sienanın kazandığı. Sonrasında gelen serbest atışlar ile 83-87 siena üstünlüğü ile bitti. Son senelerde en çok doğru bu maçta yapıldı ama 2.5 sene sonrasında bunları demek takımın ne kadar kötü yönetildiğinin göstergesidir. Nerdesin Aydın Hoca...

30 Ekim 2009 Cuma

Euroleague'de Zafer Haftası

Euroleague'de iki temsilcimiz de haftayı zaferle kapattı. Çarşamba günü Fenerbahçe, Lyon'da Asvel'i uzatmalar sonucu 76-78 ile geçerken Efes de Partizan'ı 77-67 mağlup etti.

Çarşamba günkü maçta Fenerbahçe rahat oyunu son dakikalarda zora soktu, maçı kaybedebilirdi de, bunun altında Preldzic bazı oyuncuların gereksiz kahramanlık yapma sevdası yatıyordu. Basketbol da laubaliliği kaldırmayan bir oyun, ama Fenerbahçe topu pota altına indirdiği anlarda üstünlüğünü çok net gösterdi. Bu senenin en büyük artılarından biri, NBA'a takım içinde yararlı görev adamı statüsünde gidip, yıldız statüsünde dönen Kinsey. Bu oyuncu maçta da 21 sayı attı ve el yakan toplarda da sorumluluk alabiliyor. Solomon formsuz ama Greer gibi iyi bir skorer onu da rahatlatıyor açıkçası. Neticede Fenerbahçe grupta altına alması gerekn takımlardan birini mağlup etti. İçerideki Cibona maçından da galibiyet bekliyorum.

Efes Pilsen ise tam bir muamma. Bu takımın iddiasını ortaya koyacağı maç Malaga maçı olacak. Böylece Efes Pilsen'in grup içindeki durumuyla ilgili bir tahminde bulunabiliriz. Partizan maçında ise yıldızların eline bakan bir tablo çizdi, zaten oyun şablonu Amerikalılar'ın üzerine dönüyor. Rakocevic de takımı iyi idare ediyor. Geniş rotasyonda ise Nachbar, Sinan ve Santiago gibi isimler pek süre alamıyor. Ermal dün oynamadı. Kaya dün iyi süre aldı iyi mücadele etti. Shumpert'in performansı sevindirici. Smith savunmada hücumda iyi işler yapıyor. Takımda sayı dağılımı güzel gidiyor.

Ama önceki yıllardaki Efes Pilsen rakibi savunmasıyla boğardı, çok önemli takımları özellikle deplasmanda mağlup ederdi. Son birkaç yıldır dışarıdan potayı döven, eskisi gibi savunma yapamayan bir takım görüyoruz. Bu yüzden Malaga maçı önemli olacak. İyi savunma yapan bir takım. Sonraki hafta deplasmanda oynayacağımız Olimpiakos grupta Efes'in üstüne çıkabilir ama ilerleyen turlarda pek bir şey yapamaz. İlerleyen haftalarda grup içindeki dengeleri daha iyi değerlendireceğiz.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Euroleague "Bizim İçin" Başlıyor


Geçen hafta oynanan ilk maçta Maccabi Union Olimpija'yı 85-65 yenmişti. Bugün ise Fenerbahçe Ülker turnuvanın favorilerinden Barcelona'yı ağırlıyor.


Çok zor bir maç olacak ve Barcelona biraz daha ağır basıyor ama Fenerbahçe'nin yakın zamanlarda Barcelona'ya bu sahada yenilgiler tattırdığını da unutmamak gerek.

15 Ekim 2009 Perşembe

EFES PİLSEN-FENERBAHÇE ÜLKER



Geçen sene yaşanan o kadar rezalet nedeniyle maça gitme hevesim yok. Zaten bu vakitten sonra içeri girmek biraz zor. Geçen sene Telekom ile oynanan maçta biletler çok öncesinden tükenmişti. Bunda Ankara takımı ile oynanması en büyük sebeptir. Bu sene biletix sitesine girdiğimde biletlerin hepsi satılmamıştı. Final serisinde söylenen sözler kimine göre gerekli kimine göre gereksiz bir şekilde ortamı germişti. Sonuçta istenmeyen olayların çıkmasına kibrit yakılmış olundu. Basın toplantısından sonra verilen bu poz bana hiç de samimi gelmiyor. Hadi maç heyecanı ile samimi olarak görelim ama maç sonunda yine gereksiz demeçler verilmesini engelleyecek mi. Bende farkındayım maçla alakalı hiç taktiksel bir yorum yazmadım. Basketbol artık sadece basketbol olmaktan çıkıyor. Sebep bu olsa gerek. 2 cümle bişeyler karalayacak olursak. Geçen sene Telekom karşısında Mirsad ve Rasimi değişmeli olarak 4 numarada kullanan Tanjevicin elinde bu sefer 2 oyuncu da yok ama Semih Erden daha önce Efese karşı 4 numarada başarılı olmuş bir isim. Kısalarda Fenerbahçe geçen seneye göre bariz bir şekilde çok daha iyi. Efes pilseni izlemedim hiç bu sene ama Salsabasket'te okuduğum kadarıyla iyi olmadığını biliyorum. 4 numarada Efesin bariz üstünlüğü var ama bunu değerlendirmek asıl önemli konu. İnşallah olaysız çekişmeli bir maç izleriz.